• Konuk Yazılar,  Yaşam

    Bu bayram biz bol et yiyelim

    Kaldırımda oturur vaziyette el etti ihtiyar. İki büklüm beli, elinde asası. Yüzünde derin çizgiler… Durup, arabaya aldım. -Nereye gidiyorsun dede? -Az ilerideki kurban kesilen yere bırakır mısın oğlum? (kapalı semt pazarı) – Ne yapacaksın orada dede? – Belki biraz et verirler… – Evin nerede? – Zafer mahallesinde. – E nasıl gideceksin uzak oralar? – Biraz et bulalım da, Allah kerim… Kısa yol boyu bi kamyon dua etti… Dedeyi bıraktıktan sonra aklıma takıldı. Gideceğim yerdeki işimi alelacele halledip pazara geri döndüm. Ethem dede pazarın sütunlarından birinin dibine koyduğu çuvala bir poşet koyup, boş başka bir poşetle elinde asa ağır aksak tekrar pazarı turluyor… Öbek öbek insanlar karınca misali etleri kesip biçip…

  • Yaşam

    Bir ramazan, iki hayat…

    Geçtiğimiz yıl Ramazan ayında bir haftalığına görevli olarak Ankara’daydım. Bazı eski kağıtları karıştırırken orada başımdan geçen bir olayı yazdığım yazı geldi aklıma. Yazı 9 Ağustos 2013 tarihli, hikaye filan değil, tamamen yaşadığım ve kesinlikle ekleme yapmadığım bir hadisedir. Noktasına virgülüne dokunmadan buradan paylaşmak istedim. 0-0-0 Bir ramazandı. Bir iftar vaktinin hemen sonrası… Hem ziyaret hem de yardım için gittiğimiz bir arkadaş, yeni gelecek eşyaları yerleştirmek için evdeki ne var ne yok bütün eşyaları dışarı çıkaracaktı. İşe bir buzdolabından başlandı, ne var ki ikinci kattan aşağı inildiğinde herkes yorgunluktan bitmişti. Arkadaşlar biraz soluklanmak için beklediği sırada, yanında karısı ve iki çocuğuyla birlikte çöpten atık toplayan birine denk geldiler. Buzdolabı lazım olup…