• Edebiyat,  Tiyatro,  Yaşam

    Bazı hayvanlar daha eşittir

    Başlığı okuyunca bilenlerin hemen aklına gelmiştir; Hayvan Çiftliği. George Orwell’in bir romanı. Kitabını okumamış olanların ise tiyatro oyunundan hatırlayacakları muhakkak. 2009’da Sivas Devlet Tiyatrosu oynadığında izlemiştim. Şimdiki kadrosunu bilemiyorum ama öğrencilik yıllarımda (ki 2000’li yılların başı olur) Sivas DT hep iyi bir oyuncu kadrosuna sahip olmuştu. O sezon oynanan Hayvan Çiftliği de gerçekten izlenmeye değer bir oyundu. Hatırlayabildiğim kadarıyla kendilerini şahsen de tanıdığım Emre Başer, Ulaş Ersoy ve arkadaşım Esra Ertör oyunda görevliydi. Muhteşem performans sergileyen ama isimlerini hatırlayamadığım oyunculardan af diliyor, hepsini yürekten tekrar tebrik ediyorum. Bu sezon Ankara Devlet Tiyatrosu sahnelemiş. Tekrar izlemeyi çok isterdim ama nasip olmadı. Az önce Ankara DT’nin sahnelediği Hayvan Çiftliği ile ilgili bir…

  • Yaşam

    529 Kere İnsanlık Kaybı

    Mısır’da tam 529 insan için idam kararı verildi. Düşünceleri yüzünden deyin, darbeye karşı çıktıkları için deyin, şiddeti teşvik ettikleri için deyin, ne derseniz deyin… Bir şekilde durdurulması gereken, vicdanı olan herkesin karşı çıkması gereken bir hadise. Özgürlükten, eşitlikten, adaletten, insan haklarından, demokrasiden dem vuran, hümanist, entel, aydın geçinen ve çoğunluğu sol cenaha mensup kimselerden ise ses çıkmıyor, herkes susuyor. Neden? Çünkü o 529 kişiyi kendilerinin istemediği kişiler savunuyor. İnsanlık dışı bir durumun karşısında durmak için bile önce tarafına baktığımız bir dönemden geçiyoruz. Peki nasıl bu hale geldik? Neden bu denli kutuplaştık, kutuplaştırıldık? Görmezden gelmek imkansız ama iktidar ve iktidar savunucularının Mısır’da yaşananları iç politika malzemesi haline getirmesiyle toplumun Mısır algısı…

  • Yaşam

    Boyun eğ(dir)me sanatı

    Ne diyordu Köylü Ekrem; “Sanatta pencereyi dört köşe yapamazsınız. Bu boyun eğmek ve sınırları kabul etmektir. Halbuki sanatta estetiğin dışında hiçbir sınır olamaz, olmamalı.” Köylü Ekrem, aslında bundan tam 12 yıl önce, yani 2002’de çekilmiş olmasına rağmen, bugünlerde sosyal medyada oldukça popüler olan bir röportaj videosundaki abimiz. O zamanlar 43 yaşındaymış, hala aynı havayı solumaya devam ediyorsak şimdi 55 yaşında. Kendi söylemiyle “ahlak ve estetik dışında hiç bir kaygısı olmayan” bir adam. Dünyevi hırslardan sıyrılmış, egosunu toprağa gömmüş, eserleri üniversite hocalarını bile şaşırtan bir sanatkar. Adamı mevcut sistem içerisinde başarılı ya da başarısız diye değerlendirmenin pek anlamı yok, gereksiz yani. Çünkü adam mevcut sistemin dışına koymuş kendini. Bizim başarı sistemimize göre…