• Yaşam

    Bir ramazan, iki hayat…

    Geçtiğimiz yıl Ramazan ayında bir haftalığına görevli olarak Ankara’daydım. Bazı eski kağıtları karıştırırken orada başımdan geçen bir olayı yazdığım yazı geldi aklıma. Yazı 9 Ağustos 2013 tarihli, hikaye filan değil, tamamen yaşadığım ve kesinlikle ekleme yapmadığım bir hadisedir. Noktasına virgülüne dokunmadan buradan paylaşmak istedim. 0-0-0 Bir ramazandı. Bir iftar vaktinin hemen sonrası… Hem ziyaret hem de yardım için gittiğimiz bir arkadaş, yeni gelecek eşyaları yerleştirmek için evdeki ne var ne yok bütün eşyaları dışarı çıkaracaktı. İşe bir buzdolabından başlandı, ne var ki ikinci kattan aşağı inildiğinde herkes yorgunluktan bitmişti. Arkadaşlar biraz soluklanmak için beklediği sırada, yanında karısı ve iki çocuğuyla birlikte çöpten atık toplayan birine denk geldiler. Buzdolabı lazım olup…

  • Edebiyat,  Tiyatro,  Yaşam

    Bazı hayvanlar daha eşittir

    Başlığı okuyunca bilenlerin hemen aklına gelmiştir; Hayvan Çiftliği. George Orwell’in bir romanı. Kitabını okumamış olanların ise tiyatro oyunundan hatırlayacakları muhakkak. 2009’da Sivas Devlet Tiyatrosu oynadığında izlemiştim. Şimdiki kadrosunu bilemiyorum ama öğrencilik yıllarımda (ki 2000’li yılların başı olur) Sivas DT hep iyi bir oyuncu kadrosuna sahip olmuştu. O sezon oynanan Hayvan Çiftliği de gerçekten izlenmeye değer bir oyundu. Hatırlayabildiğim kadarıyla kendilerini şahsen de tanıdığım Emre Başer, Ulaş Ersoy ve arkadaşım Esra Ertör oyunda görevliydi. Muhteşem performans sergileyen ama isimlerini hatırlayamadığım oyunculardan af diliyor, hepsini yürekten tekrar tebrik ediyorum. Bu sezon Ankara Devlet Tiyatrosu sahnelemiş. Tekrar izlemeyi çok isterdim ama nasip olmadı. Az önce Ankara DT’nin sahnelediği Hayvan Çiftliği ile ilgili bir…

  • Yaşam

    529 Kere İnsanlık Kaybı

    Mısır’da tam 529 insan için idam kararı verildi. Düşünceleri yüzünden deyin, darbeye karşı çıktıkları için deyin, şiddeti teşvik ettikleri için deyin, ne derseniz deyin… Bir şekilde durdurulması gereken, vicdanı olan herkesin karşı çıkması gereken bir hadise. Özgürlükten, eşitlikten, adaletten, insan haklarından, demokrasiden dem vuran, hümanist, entel, aydın geçinen ve çoğunluğu sol cenaha mensup kimselerden ise ses çıkmıyor, herkes susuyor. Neden? Çünkü o 529 kişiyi kendilerinin istemediği kişiler savunuyor. İnsanlık dışı bir durumun karşısında durmak için bile önce tarafına baktığımız bir dönemden geçiyoruz. Peki nasıl bu hale geldik? Neden bu denli kutuplaştık, kutuplaştırıldık? Görmezden gelmek imkansız ama iktidar ve iktidar savunucularının Mısır’da yaşananları iç politika malzemesi haline getirmesiyle toplumun Mısır algısı…