• Yaşam

    Taksicisinin teröristini dolandırdığı ülke

    Bilin bakalım hangi ülke… Geçtiğimiz Ekim ayında Ankara’daki Barış Mitingi’nde 102 kişinin katledildiği eylem hepinizin malumunuz. DİSK, KESK, TMMOB, TTB gibi sendika ve meslek örgütleri tarafından çağrısı yapılan mitingin yapılacağı tren garı kavşağında iki ayrı patlama meydana gelmiş ve ortalık adeta can pazarına dönmüştü. Sonradan yapılan incelemeler neticesinde iki canlı bombanın kendisini patlattığı ve yüzü aşkın kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin de yaralandığı belirtildi. Eylemin ardından birbirini suçlayan siyasi gruplar, teröre lanet okuyanlar, birlik beraberlik çağrısı yapanlar… Nihayetinde Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırılarından biri olarak tarihe geçti. Bu hatırlatmaları yaptıktan sonra patlama üzerine konuşulacak çok şey olmasına rağmen yazımın konusu bu olmadığından daha fazla uzatmadan esas meseleye geçmek istiyorum.…

  • Yaşam

    Halk Cephesi’nden fuhuş linçi

    Memlekette sağ sol kavramları birbirine girmiş durumda zaten. Daha çok yakınlarda, en son yapılan yerel seçimlerde tekbirler eşliğinde CHP oylarını AKP’den koruyan MHP’lilere şahit oldu bu ülke. Millet olarak nasıl bir konjonktürden, nasıl bir siyasi/psikolojik süreçten geçtiğimizin en çarpıcı göstergesiydi belki de. Yazının başlığındaki hadise de; kendilerini sol görüşlü olarak tanımlayan bir grubun gerçekleştirdiği ve kendilerini sağ görüşlü olarak tanımlayan kimselerin alkış tuttuğu bir eylem. Fuhşun sağı solu solmaz, fuhuş fuhuştur. Ancak fuhşa karşı gösterilen tepkinin gerçekleştiriliş biçimiyle ilgili bir sorun var burada. Fuhuş yaptığı iddia edilen kadın bir grup kişi tarafından ulu orta dövülerek ve halka teşhir edilerek cezalandırılıyor. Cezalandırma eylemini gerçekleştiren sol bir grup, alkış tutan sağ kesim,…

  • Yaşam

    Boyun eğ(dir)me sanatı

    Ne diyordu Köylü Ekrem; “Sanatta pencereyi dört köşe yapamazsınız. Bu boyun eğmek ve sınırları kabul etmektir. Halbuki sanatta estetiğin dışında hiçbir sınır olamaz, olmamalı.” Köylü Ekrem, aslında bundan tam 12 yıl önce, yani 2002’de çekilmiş olmasına rağmen, bugünlerde sosyal medyada oldukça popüler olan bir röportaj videosundaki abimiz. O zamanlar 43 yaşındaymış, hala aynı havayı solumaya devam ediyorsak şimdi 55 yaşında. Kendi söylemiyle “ahlak ve estetik dışında hiç bir kaygısı olmayan” bir adam. Dünyevi hırslardan sıyrılmış, egosunu toprağa gömmüş, eserleri üniversite hocalarını bile şaşırtan bir sanatkar. Adamı mevcut sistem içerisinde başarılı ya da başarısız diye değerlendirmenin pek anlamı yok, gereksiz yani. Çünkü adam mevcut sistemin dışına koymuş kendini. Bizim başarı sistemimize göre…

  • Edebiyat,  Yaşam

    Fareler ve İnsanlar

    Steinbeck’in bir eserinin adıdır efendim. Hikayeden biraz uzunca ama romandan da kısadır. Bu tarz edebi eserlere novella da deniyor. Eser, iki çiftlik işçisinin trajik olaylarını konu alıyor. Buraya kadar tamam. Nerden estiyse aklıma kitabın sakıncalı bulunduğu geldi. Sakıncalı bulan İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü Kitap İnceleme Komisyonu üyeleri. Bana sorarsanız evet, gerçekten de kitaptaki karakterler zaman zaman çok bayağı ve saldırgan bir dil kullanıyor. Bir eldiven olayı var mesela, kitabı okuyanlar zaten bilir, okumayanlarsa alsın okusunlar efendim. Sonra karakterin fareyi sıkarak öldürmesi, yumuşak şeylere psikolojik takıntısı, kadının memesi gibi. Bunlar sadece bir örnek, bakış açısına göre örnekler çoğalabilir. Aslında ahlaka aykırı bulunan ne varsa insanların gerçeklerinin yüzüne vurulmasından başka şey değildir.…