26 May, 2017

Veli Cengiz: “Derya Gülü”

DERYA GÜLÜ

Bir yürekli insan çıkmış adı: Seyhun Sertan. Bir kamu kurumunda çalışmasına rağmen, gönlündeki tiyatro aşkı, sahnenin tozu onu günlerce düşündürmüş ve “DERYA GÜLÜ”yle üç arkadaş olmuşlar, sahneyi evleri bilip, seyirciyle buluşmuşlar. “Sen pekmezini iyi yap, Bağdat’tan sinek gelir” demiş atalarımız. Kültür ve Turizm Bakanlığı maddi destek olmuş kahramanlarımıza. Bu üç kahraman Mehmet Yetere, Fulya Coşgun, Seyhun Sertan.

Oyunculardan Sn. Mehmet Yetere ilk öğrencilerimdendi. Cumhuriyet Lisesinin buluşmasında arkadaşlarını, öğretmenlerini davet etti. Bizler de pazar akşamı salondaydık. Salona girdiğimizde usta bir elin sahne dekorunu mükemmel yaptığına tanık oluyorsunuz… Gözlerinizi sahneden alamıyorsunuz… Kendini deniz kenarında hissediyorsun. Sazlıklar arasında “DERYA GÜLÜ” isimli sandalla oyun başlamadan ruhunla dolaşıyorsun denizi!

Oyun yaşlı balıkçı Haşim Kaptan’la genç karısı Meryem’in geçimsizliği ile başlıyor. Haşim Kaptan yaşını almış, kendini içkiye kaptırmış. Karısı Meryem’e yaşı gereği gereken ilgiyi verememektedir. Meryem kendisini yalnız ve sevgisiz hissetmektedir! Gündelikçi olarak evlere gider Meryem’in kazancı da Haşim Kaptan’ın içki parasına gider. Kendisi için bir elbise bile alamaz. Çalıştığı yerlerin verdiği ikinci el kıyafetlerle avunur. Kısa kollu olduğu için onu da giydirmez kocası. Kocası dedim ama imam nikahlı! Meryem daha çocuk yaşta iken evlerine hediyelerle gelip gider Haşim Kaptan. Meryem annesine yeşillenir zanneder. Kısmet kendisine düşer.

Sosyal yaşamda zahmeti kahrı hep kadınlar çeker; çocuk yaşta evlendirilir. Çocukluğunu yaşayamaz. Gençliğin heyecanı, sevinci yüreğine tutsaktır! Bastırılmış duygular, özlemler, yitirilmiş yaşamlar hep kadınlara düşer! Meryem ilkel yollarla kurtulmayı denemek ister. Kaptanın yeni tayfası Sinan uygun bulmaz Meryem’in düşüncelerini. Meryem vücudunun isteklerine engel olamaz, Sinan’a kendini verir. Sinan ve Meryem kaçmak isterler kaçamazlar. Haşim Kaptan’ı öldürmek isterler. Sonunda Haşim Kaptan uykudayken kendisi ölür. Oyunda insan psikolojisi ustaca işlenmiş, oyunun akışı içinde bolca tanık oluyorsun bu özelliğe.

Necati Cumalı’nın eserini 1963 yılında Kent Tiyatrosu ilk kez sahneye koymuş. Meryem’i Yıldız Kenter, Sinan’ı Müşfik Kenter, Haşim Kaptan’ı Şükran Güngör oynamış, aylarca sahne almış sanatçılar. Oyunda rol alan sanatçıların her biri dev! Bizim Mehmet Yetere, Fulya Coşgun, Seyhun Sertan’a elini vermiş bu sanatçılar, şahane bir oyun çıkmış sahneye. Emeği geçenlerin hepsini kutluyorum. İlimizde birçok devlet okulu var, özel okullar var. Öğrencilerin bu oyunu izlemelerini ne kadar isterdim ama hiç kimsenin haberi bile yok! Çok yazık… Gençlere karşı görevimizi eksik yapıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı destek vermiş, ücretsiz bir oyun.

Afyon’da bir şeyler oluyor diyorum. Mayıs ayının son haftasında üç tiyatro oyunu sahne almış, üç müzik grubu konser veriyor… Klasik müzik ve Jaz festivali de artıları. İlimizden göç eden sanatı geri buyur etmişiz… On yıla varmadan bir kültür başkenti olur Afyon. Buna hepimiz tanıklık edeceğiz. Ne Mutlu Afyonlu olanlara…

Mutlu kalınız…

VELİ CENGİZ – GAZETE 3 KÖŞE YAZISI

You may also like...

Bir Cevap Yazın