24 Ara, 2015

Teröristlerin itfaiye erlerine ateş açması

teror-orgutu-itfaiye-erlerine-ates-acti

Dün (23 Aralık) Anadolu Ajansı’nın verdiği bir habere göre; tek amacı, ateşe verilmiş bir okuldaki yangını söndürmek olan itfaiye erlerine terör örgütü yandaşları tarafından ateş açılmış.

İlgili haber: Terör örgütü üyeleri itfaiye erlerine ateş açtı: 4 yaralı

Çok samimice soruyorum: Olan biten her şeyin “barış” adına yapıldığını iddia edenler bunu açıklayabilir mi? Barış isteyen insan yangını söndürmeye çalışan itfaiye erini öldürmeye çalışarak ne tür bir barışın temellerini atmaya çalışıyor olabilir?

Bu ne ilk ne de son. Bunun gibi akla sığmayan anlamsız yüzlerce binlerce hadise. Çocukların eline taş, molotof verip güvenlik güçlerine saldırtmak mı dersin; otobüsleri, arabaları, dükkanları, durakları hatta camiyi ateşe vermek mi dersin; anaokuluna bomba yerleştirmek mi dersin; hizmet vermeye giden iş makinelerini yakıp, köprüleri, barajları yıkmak mı dersin; pazarda eşi ve çocuğuyla alış veriş yapan sivil kamu görevlisini çocuğunun gözü önünde defalarca ateş ederek öldürmek mi dersin… Bunlar hep son dönemdeki yaşananlar. Geçmişe gidersen otobüsü durdurup içinden indirilen silahsız erleri kurşuna dizerek katletmeye varana kadar her türlü hadise var.

Bakın; Türklerin demiyorum, Türkiye’nin iyiliği için; yani Kürtlerin de iyiliği, hatta en önce onların iyiliği için bu pisliklerin gerçekten bitirilmesi lazım. Askeri geçtiler, öğretmen, doktor derken itfaiye erine kadar saldırmaya, öldürmeye başladılar.

Kalkıp da “Türkiye Cumhuriyeti bir melek” edebiyatı yapmıyorum. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak ülkedeki eğitim, sağlık, güvenlik, ekonomi sistemi hangisini sayarsan say, yalnız Kürtlerin değil; benim ve benim gibi birçok vatandaşın yaşadığı kayıplar, zararlar var. Irkına, diline, dinine bakmaksızın hepimiz birtakım haksızlıklara maruz bırakılıyoruz. Elbette yanlışları savunacak değiliz. Ama yanlışa daha başka ve daha büyük bir yanlışla karşılık vereceksek ne farkımız kalacak? Madem yanlışın savunulacak bir tarafı yok, o halde bizi haklı kılacak olan nedir? Sonuç “al birini vur ötekine”den başka şey değil.

Yani kimse kalkıp da bütün bu olan bitenleri masum göstermeye, haklı çıkarmaya, “ama tece de şunu yaptı” demeye, “barış için” demeye kalkmasın.

Şu son dönemde kimin eli kimin cebinde belli değil artık. Herkes birbirini suçluyor. İktidarı da muhalefeti de, iç mihrakları da dış mihrakları da. Eğer bütün bunlar son bulsun istiyorsak sen ben kavgasına düşmeden birlik beraberlik içinde hareket etmeli ve önce şiddete, teröre “DUR” demeliyiz. Şiddet kimden gelirse gelsin; sağcısı, solcusu, ülkücüsü, komünisti, devleti, paraleli, müslümanı, yahudisi, ateisti, dostu, düşmanı…

Şiddet her kimden gelirse gelsin “DUR” demeliyiz.

You may also like...

Bir Cevap Yazın