4 Haz, 2014

Açıkçası tiyatroyu sanat olarak görmüyorum

gayberiKendisini eski gazeteci, yeni yazar diye tanımlayan, internet sitelerinde köşe yazarlığı yapan bir hanım, Meryem Gayberi.

Bakmayın size bu bilgiyi verdiğime, ben de az önce öğrendim. Meryem Gayberi kim, bilmezdim. İlk kez duyuyorum adını. Okuduğum bir yazıda kendisinin tiyatro sanatıyla ilgili sözlerine denk gelince hem kim olduğunu öğrenmek, hem de sözlerin doğruluğunu teyit etmek amacıyla internette araştırdım. Sevgili Google beni üzmedi ve bu sözlerin bir Twitter hesabından yazıldığını öğrendim.  İlk başta bir troll veya parodi hesap sandım ama değil, gerçekten o isimde biri varmış. Hem de kendisinin bir yazar olduğunu öğrenince bu entelektüel! hanım için ben de iki satır karalamak istedim.

Bu yazarımız tiyatroyu sanat, tiyatrocuları da sanatçı olarak görmemekteymiş. Olsun, kendi düşüncesini ifade etmiş. Kimseye ne düşüneceğini öğretmek bizim haddimize değil. Ben de kendi düşüncemi ifade etme özgürlüğümü yazımın sonunda kullanacağım.

Gayberi’nin sözleri:

“Tiyatroyu sanat olarak görmüyorum ki tiyatrocularını sanatçı olarak göreyim. Altı üstü jest mimik yapıyorlar adına da sanat diyorlar!”

Kaynak: https://twitter.com/meryemgayberi/status/194869052982829056

Bu da ekran görüntüsü:

2014-06-04 04-46-37 Ekran görüntüsü

“Açıkçası tiyatroyu sanat olarak görmüyorum. Bir fikir üretilmiyor çünkü. Üretilen bir eserden, jest ve mimik türetiliyor.”

Kaynak: https://twitter.com/meryemgayberi/status/344079087976992768

2014-06-04 05-02-16 Ekran görüntüsü

Olur da sözler silinir ve linkler çalışmazsa, bunlar da ekran görüntüleri. Görüntüleri koyuyorum çünkü yazdıklarının arkasında durmayıp sıkça silen bir yazar.

Bir iki örnek verdiğimde ne demek istediğimi anlayıp hak vereceksiniz. Örneğin zamanında, “Cemaat eğitim işini çok iyi biliyor. Bence eğitim işleri cemaate devredilmeli.” diyen ama işler değişince yazdıklarını derhal silebilen bir yazar.

Konumuzla pek alakası yok ama eklemeden edemedim. Bu da pek sayın Gayberi’ye ait bir cümle:

“Arkadaşlar önyargıyı lütfen bırakalım. Solcu bir mimar arkadaşım AKM’nin demirlerin bile oksitlendiğini güçlendirme bile yapılamaz demişti”

2014-06-04 05-23-20 Ekran görüntüsü

Bir yazardan da ancak bu kadar anlamlı bir cümle kurması beklenebilirdi zaten. Artık ne anladınızsa o.

Üşenmedim okudum yazdıklarını. Edindiğim izlenim: keskin bir yazma yeteneği olmasa da, keskin dönüşler yapabilen yazarımsı. Siyasi bir parti üzerinden rant elde etmek ister gibi. Ayrıca dini değerleri şahsi çıkarları için kullanan biri olduğunu düşünüyorum. Bütün bu düşündüklerim hakkında yanılmış da olabilirim. Siz bana bakmayın. Davalık olmayalım 🙂

Ha bu arada, sıkça sayın başbakanı övüyor; başbakan olsam “ablacım Allah aşkına yazma, kaç para istiyorsan vereyim, benim hakkımda bir şey yazma” deme ihtimalim büyük. Yazacaksa hiç olmazsa siyaset, tarih, sanat, edebiyat ve dil bilgisi bilen birileri yazsın.

2014-06-04 07-46-06 Ekran görüntüsü

Zaten pek ciddiye alınacak biri de değil. Bir yazıyor, konjonktür değişince baktı olmadı, hemen siliyor. Bayraktar hakkında ettiği sözlerin uyumu! dikkatinizden kaçmaz sanırım. Gerçi kendisi silmiş ama birileri görüntü almış.

Erdoğan Bayraktar’dan Allah razı olsun. Çoğu insanı ev sahibi yaptı. Bir iki gafı ile linç edilmesine gönlüm asla razı olmaz” 14.04.2013

Siyasilerin gafları çok önemli değil. İnsandır gaf yapar. Önemli olan iyi niyeti ve yaptıkları işler. Bakan Bayraktar da gayet çalışkan biri.” 14.04.2013

Sekiz ay sonra:

Birkaç kez karşılaştığım Bayraktar tam bir kibir abidesiydi. Böyle adamların ne işi var Ak Parti’de diye hayıflanıp durmuştum.” 25.12.2013

Bir başka zaman Öcalan’dan “o paçavralarda resmi olan 30 bin kişinin katili terörist” diye bahsediyor; daha sonra “Öcalan çok sağduyulu” diyebiliyor. Tabi bu twitlerini yazıp yazıp konjonktüre göre siliyor. Ama ekran görüntülerini bulmak mümkün. Hepsini ekleyip sayfayı boyama kitabına çevirmeyelim.

Böyle işte. Daha o kadar çok örnek var ki gülmekten hanım kardeşimizi yazar değil komedyen sanabilirsiniz. Ancak ilgi alanı siyaset olduğundan ve yazının siyasi içerikle uzamasını istemediğimden yazmıyorum buraya. Merak edenler internette küçük çaplı bir araştırma yapsalar yeterli.

Sahi, tiyatrocuları “yazılmış esere altı üstü jest ve mimik katıyor” diyerek sanatçı saymıyor ama şarkıcıları “yazılmış esere altı üstü ses kattıkları halde” sanatçı sayabiliyor.

Her neyse, son söz:

Gayberi’nin kendi üslubuyla gelsin efendim;

Kurduğun cümleleri yazı olarak görmüyorum ki yazanını yazar olarak göreyim. Altı üstü sözcükleri yan yana koyuyorsun, adına da yazarlık diyorsun.

“Seninki de yazarlık değil zaten, sözcükleri yan yana koymaktan ibaret” der geçerim, vesselam.

You may also like...

Bir Cevap Yazın