8 Ara, 2013

Kompleksli İnsan

kompleksli-insanBakmayın öyle afra tafra yaptıklarına. Ben bilirim, ben biliyordum, ben zaten hep bilirim havalarına. Sürekli birilerini ya da bir şeyleri eleştirme, düzeltme, ayar verme heveslerine. Kendilerini öne çıkarma çabalarına. Aslında kendilerinin bile tahammül edemedikleri kişiliklerini başkalarına sevdirme sevdasındadırlar.

Amaçları bir başkasını ezerek onun sırtından prim yapmaya çalışmaktır sadece. Bilmezler ki yalnızca kendilerini küçültürler. Bunu bile fark edemeyecek kadar akıldan yoksun kişilerdir bunlar. Kendilerindeki eksiklikleri düzeltmek, en azından bunun için çaba sarf etmek yerine dikkati başkalarının eksiklik ya da kusurlarına yöneltirler. Onların fiziksel, zihinsel farklılıklarıyla alay etmekten haz alırlar. Çünkü eziklerdir.

İyi araştırıldığında ya kendine çok takıntı ettiği ya da zamanında çok horlandığı, kınandığı, utandırıldığı bir şeylerin varlığı ortaya çıkacaktır. İtilip kakılmıştır, örselenmiştir kesin. Bunları ona yapanlar da yine kendisi gibi kompleksli insanlardır aslında.

Bazıları asıl durumunun farkında da değildir. Bunlar en tehlikeli modellerdir. İçten içe kendilerini çok zeki, daha akıllı, herkesten üstün sanırlar. İşin acıklı yanı kendilerini buna öyle inandırırlar ki, başkalarının da inanmasını bekler ama beklediklerini bulamayınca daha da çirkefleşirler.

Çoktur bunlardan. Her yerde karşınıza çıkma ihtimalleri vardır. Okulda, işyerinde, mahallede, apartmanda, arkadaş çevresinde, sosyal faaliyette… Etik değerler onlar için bir anlam ifade etmez. Yeter ki kişilik bozukluğunu harekete geçirecek bir şeylerin varlığı olsun. Gerçi olmasa bile emin olun yaratırlar. Çünkü karakterleri böyle.

Hiç sevgilisi olmaz, nedenini sorgulamak yerine tutar sevgilisi olana bok atar. Kendi tipini beğenmiyordur, kendini kabullenmek veya bakımlı olmak yerine herkesin beğendiği bir kadını ya da adamı yerden yere vurur. Hayatta hiçbir başarısı yoktur, çaba göstermek yerine başarısı olanı küçümser. Bir makam sahibi olamamıştır, işiyle barışık olmak yerine makam sahibini eleştirir. Kimseye hediye almaz, hediye alıp verenler zoruna gider. Sakat adamın tekerlekli sandalyesinde, kanserli hastanın maskesinde, evsiz kalmış sokaklarda yaşayan yaşlı kadının görünüşünde gülünecek, dalga konusu yapılacak bir şeyler muhakkak vardır onlar için.

Bunların zengin modeli de vardır, beş parasız modeli de. Kimi hiç düşünmez karşısındakinin imkanı var mıdır yok mudur, tutar kıyafetiyle dalga geçer. Halbuki kendisi kendini satsa üzerindekilerin fiyatı kadar etmeyeceğini bilir ama onları üzerine geçirmekle adam oldum sanır. Kimi öğrencidir, babasının okusun diye gönderdiği parayla lüks mekana girip hesap kapatmaktan, burs parasıyla kullandığı pahalı sigarayı masaya atmaktan zevk alır.

Acınasıdır kısacası. Bazen yardımcı olmak istersin böylelerine. İncitmeden gerçekleri izah etmeye çalışırsın. Ama iş öyle bir hal alır ki, hümanizme bile küfretmeye başlarsın.

You may also like...

Bir Cevap Yazın