21 Ağu, 2015

Erken seçim üzerine birkaç düşünce

Şaşırtmayan ve hatta bağıra bağıra gelmekte olan bir karardı. En baştan beri sonucun böyle olacağını tahmin etmek güç olmasa da insan gerçekten hayret ediyor.

Alınan seçim kararı, en başta güvenlik güçlerimiz ve yakınları olmak üzere tüm halkımız için sabır dilediğimiz 45 günlük bir dönemi işaret ediyor. Yani görünen o ki, ülkenin içinde bulunduğu korku filmi bir kırkbeş gün daha devam edecektir. PKK bu süre içinde saldırmaya devam edecek ve bu seçim son zamanlardaki terör saldırılarının belki de en inanılmaz şekilde yoğunlaşacağı bir kırkbeş günden sonra yapılacaktır.

Gelen şehit haberleri, yol kesmeler, araç yakmalar, kimlik kontrolleri, karakol basmalar, canlı bomba tehditleri daha şimdiden kanıksanmış, sıradan olaylar haline geldi. Ama her zaman olduğu gibi ateş yine düştüğü yeri yakmaya devam edecek.

Öyle sanıyorum ki, HDP halkın gözünde zaten şüpheli bir siyasi partiyken, bu olaylar neticesinde bir şekilde daha da marjinalize olarak (veya edilerek) milliyetçi oylar üzerinden de hesaplar yapılacaktır. Güneydoğu’daki HDP oylarında pek bir değişim olacağa benzemiyor. Ancak asıl amaç olarak şu veya bu nedenle bir şekilde HDP’ ye verilen ve ödünç diye tabir edilen oylar çekilmeye çalışılacak, çekilemese de en azından daha önceki adreslerine gönderilmek istenecektir. Gerçi HDP oylarının batıda gidebileceği yer az çok belli ama onun da tek başına iktidar olmak gibi ne bir şansı ne de bir iddiası var. Seçimden birinci çıkan Ak Parti içinse birkaç puanlık artış mecliste tek başına iktidarı sağlayabilir. Bu durumda Ak Parti’nin de hem MHP hem de HDP üzerine oynayacağı son derece aşikârdır.

HDP bir şekilde baraj altında bırakılırsa ne olur? Bu Ak Parti için mutlak iktidar anlamına gelir elbette. Gelir gelmesine de, seçim öncesinde meclise giremezsek asarız, yıkarız, kırarız diyenler meclise 80 milletvekili ile girmesine rağmen ortalığı daha şimdiden kan gölüne çevirdiler bile. Mücadelesini silahsız bir şekilde siyasi ve hukuki zeminde yürütmeyi bir türlü beceremeyen (veya işine gelmeyen) ve her fırsatta silaha sarılan bu topluluk, kuvvetle muhtemel bugünkünden çok daha fazla kan ve gözyaşına sebep olacak demektir.

Diğer yandan erken seçim bir anlamda kumardır. Yine açmaza giren bir koalisyon ihtimali ortaya çıktığında, en başta siyasi ve ekonomik olmak üzere her türlü belirsizlik ve krizle karşı karşıya kalacağız demektir. Ülkenin içinde bulunduğu duruma, güneydoğudaki muhtemel gelişmeler de eklenince kaos kaçınılmaz olacaktır.

Umarım yapılacak olan bu seçim, ülke olarak içine düştüğümüz bu yıkıcı boşluğu bir an önce doldurur nitelikte olur ve ardından kurulacak olan hükümet öncelikle iç güvenlik politikalarında ve elbette dış politikamızda en makul ve makbul adımları atmayı başarır.

Allah yardımcımız olsun.

You may also like...

Bir Cevap Yazın